Dava Açmadan Önce Neleri Bilmen Gerekir?
I. GENEL OLARAK ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ
İdarenin yaptığı faaliyetlerden ötürü mağdur edildiğini düşünenlerin başvurabilecekleri hak arama yöntemlerinin var olması, vazgeçilmesi mümkün olmayan bir ihtiyaçtır. Söz konusu hak arama yöntemleri, etkin ve tatmin edici olmaları durumunda, beklentileri karşılayabileceklerdir[1]. Bir ihtilafta yargı yoluna başvurmak yerine, tarafların aralarında müzakere ederek dostane bir çözüme ulaşmaları, kendileri için çok daha faydalıdır[2].
Ülkemizde ağır iş yükü sebebiyle, idari yargının etkin ve tatmin edici bir başvuru yolu olduğu konusunda bazı tereddütler ifade edilmektedir. İdarelerin meydana gelen ihtilaflarda çözüm üretememesi, hukuka bağlı idare inancının henüz yeterince gerçekleşmemesi ve yargı mercilerine başvuru konusunda bireylerin yoğun talepleri sonucunda, bugün idari yargı, makul iş yükünün çok üzerinde dava ile karşı karşıyadır[3]. Bu sebeple, yeni alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ihtiyaç vardır.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri sayesindeihtilafa düşen taraflar,yine kendi aralarındaihtilafınihayete erdirebilmekte ve çözüme katkıda bulunabilmektedirler[4]. Alternatif çözüm yöntemleri ile, taraflar arasındaki bir ihtilafın yargı yoluna başvurmaksızın, iki taraflı mutabakatın teminine yönelik başvurulan yöntemler sayesinde ihtilafın neticelendirilmesi süreçleri kastedilmektedir[5]. Başka bir tanıma göre alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, yargı yolu dışındaki ihtilaf çözüm yöntemleridir[6].
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yargı yolu gibi çok eski geçmişi yoktur. Yargı yolunun çok zaman alması, karmaşık oluşu, çok emek gerektirmesi, şekilci oluşu, masraflı oluşu ve giderek yetersiz kalması sonucunda reform arayışlarının bir sonucu olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri gelişmeye başlamıştır[7]. Profesyonel manada alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, Anglo-Sakson hukukunda ortaya çıkmış ve globalleşmenin de etkisi ve tesiriyle Kıta Avrupa’sı devletlerinde de hızlı bir şekilde kabul görerek, yaygın bir uygulama alanı bulmuştur[8].
Çok farklı şekil ve görünümde pek çok alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi yer almaktadır. Temel alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri olarak uzlaşma, müzakere, arabuluculuk ve tahkim kabul edilmektedir[9]. Bu yöntemlerin etkin bir şekilde uygulanması için burada yapılan görüşmelerin gizli kalması önemlidir. Nitekim ABD’de yapılan kanuni düzenleme ile uzlaştırıcı, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemini yöneten ya da arabulucu nezdinde yapılan görüşmeler gizli kabul edilerek, bu yöntemlerin etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik ciddi adımlar atılmıştır[10].
Ülkemizde de bazı idarî ihtilaflar, yargı dışı alternatif yöntemlerle çözüme kavuşturulmaktadır. İYUK’un 11’inci maddesi kapsamında yapılan başvurular, 659 sayılı KHK ile getirilen sulh, vergi ihtilafları için başvurulan uzlaşma, kamulaştırma bedelinde idare ile maliklerin anlaşması, kamu ihalelerinde idari itirazlar ve Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna yapılan itirazlar, idari merciler tarafından ihtilafların yargı mercilerine intikal ettirilmeden çözümüne örnek verilebilir[11]. Ayrıca tahkim, idarî ihtilafların çözümünde tam bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir[12].
Öte yandan, Avukatlık Kanunu’na 2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı Kanun ile eklenen 35/A maddesindeki uzlaştırma faaliyeti sayesindeartık avukatlar, yargı mercilerindesadece iddia vesavunmada bulunan kişiler değil, ayrıca taraflar arasındaki ihtilafların çözümüne katkı sağlayan kişiler olarak da yetkilendirilmişlerdir[13]. Avukatlar, esasında uzlaştırma faaliyetini yerine getirirken bir kamu hizmetinde bulunmaktadırlar[14].
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde amaç yargı yolundan kaçmak değil, küçük ihtilafların büyüyüp adli bir soruna dönüşmeden çözüme kavuşturulmasıdır[15]. Bu çözüm yöntemleri, yargı yolu yerine ikameedilen veya ona rekabet eden yöntemler değildir[16].
Arabuluculuk dünyanın birçok yerinde alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak uygulanmaktadır. Arabuluculuk, doğan bir ihtilaf karşısında, tarafların yargı mercilerine başvurmak yerine, tarafsız üçüncü bir kişinin yardımı ile bu ihtilafı çözme konusunda anlaşmaları yöntemidir. Arabuluculuk gönüllü bir usul olup, bu usulde taraflar bir araya gelip ihtilafı müzakere ederler ve iletişimi kolaylaştırarak birbirini anlamaya çalışırlar. Arabuluculuk yönteminde taraflar daha aktiftir ve diğer tarafın problemlerini daha kolay fark ederler. Bu yöntem ihtilafı çözmek ya da azaltmak ve bir karara varma ortamını temin etmeyi amaçlamaktadır[17]. İslâm hukukunun temel kaynaklarından olan Kur’ânı Kerîm’de ve hadisi şeriflerdeözendirilen arabuluculuk, çekişme ve uyuşmazlıkları kolayca sonlandırmakta ve huzurlu bir toplumun tesisine katkıda bulunmaktadır[18]. Ülkemizde de 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile hukuk ihtilaflarında arabuluculuk yöntemi kabul edilmiştir. Ancak idarî uyuşmazlıklarda olduğu gibi, kamu düzenine ilişkin ihtilaflarda, taraflar anlaşarak üzerinde özgürce tasarrufta bulunması mümkün olmadığından, bu ihtilaflarda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurulamayacaktır[19].
Ombudsman (kamu veya halk denetçisi) tam olarak idari yargıya alternatif olmasa bile, yargı mercilerinin iş yükünü azaltmada, idarenin saydamlığında ve ciddiyetinde az da olsa katkı sağlamaktadır[20]. Ayrıca Kamu Denetçiliği, idarî sürecin izlenmesini ve sorgulanmasını sağlayarak, idarenin hukuka aykırı davranma eğilimini kısıtlayacaktır[21]. Örneğin ülkemizde Kamu Denetçiliği Kurumu yapılan şikâyet hakkında yaptığı inceleme ve araştırma sonucunda tavsiye kararı vererek idareden zararın tazminini, hatalı davranış sergilendiğinin kabulünü, işlem tesis edilmesini ya da eylemde bulunulmasını, mevzuatta gerekli değişikliğin yapılmasını, tesis edilen işlemin kaldırılmasını, düzeltilmesini, değiştirilmesini ya da geri alınmasını, uzlaşmaya gidilmesini veya tedbir alınmasını tavsiye edebilmektedir[22].
Fransa’da médiateur kurumu, uzlaştırıcı görevine benzer bir görev ifa ederek idari yargıya alternatif bir yöntemle bazı ihtilafları çözüme bağlar. Médiateur’un kendisine yapılan başvuruda verdiği karar ne yargısal bir karardır, ne de idari bir işlemdir. Médiateur her yıl hem Cumhurbaşkanı’na, hem de parlamentoya rapor sunar ve bu rapor Resmi Gazete’de yayımlanarak kamuoyuna duyurulur. Böylece médiateur kurumu, Fransız yönetiminde şeffaflığın temininde önemli bir görev ifa eder. Ayrıca, médiateur kurumu kesinleşmiş yargı kararlarının uygulanmaması durumlarında uygulama emri vererek idari yargıya yapılan başvuruların azalmasında önemli rol oynar[23].
Sermaye Piyasası Kurulu gibi bazı Bağımsız İdari Otoriteler sahip oldukları yetkiler ile yönetimin yargı yoluyla denetimine alternatif kabul edilmektedir. Bu kurullar, yetkisi dâhilindeki bazı uyuşmazlıkları idari yargı yoluna gidilmeden evvel, kendilerine yapılan itiraz başvurusu sonucu inceleyerek çözüme kavuşturmaktadırlar[24]. Böylece yargı mercilerine intikal edecek ihtilafları idare içinde sonuçlandırırlar.
Öte yandan, 19’uncu asrın ilk çeyreğinden itibaren Avrupa hukuk sistemlerinde uygulanmaya başlayan Genel İdarî Usul Kanunu’nun ülkemizde de yasalaştırılması tam olarak idari yargıya alternatif olmasa bile, idarî ihtilafların azalmasında sayısız yararı olacaktır. Genel İdarî Usul Kanunu’nun kabulü ile birlikte artık idareler bireylerin aleyhine sonuç doğurabilecek işlemleri tesis etmeden önce, bireylerin görüşlerine ve savunmalarına müracaat etmesi mecburi olacak, idari işlemlerde gerekçelerin bulunması gerekecek ve etkili idarî başvuru yolları sağlanacaktır. Böylece, bireyler büyük ölçüde idari işlemlere karşı yargı yoluna başvurma gereksinimi duymayacaklar ve yargı süreci hızlanacaktır[25]. Ayrıca idarî ihtilaflar için bu kanunda müzakere, uzlaşma, arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri düzenlenebilecektir. Nitekim ABD’de müzakere, uzlaşma, arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri Genel İdarî Usul Kanunu’nda düzenlenmiştir[26].
II. ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMLERİNİN ÖZELLİKLERİ
A. Tercihe Bağlı Olarak Uygulanması
Kural olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmak zorunlu değil, bilakis ihtiyaridir[27]. Taraflar aralarındaki ihtilafı yargı merciine ya da alternatif çözüm yöntemlerine başvurma hususunda tercihte bulanabilirler. Ayrıca taraflar, aralarındaki ihtilafı çözmek için başvuracakları alternatif çözüm yöntemlerinden hangisini tercih edeceklerinde de irade serbestîsine sahiptirler. Ancak bazen yargı merciine başvurmadan önce alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden birine başvurmak zorunlu olabilir[28].
B. Zamandan Tasarruf Etme İmkânı Sağlaması
Yargı yolu günümüzde uzun süren bir süreçtir. Yargı yolunun ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarını tamamlayıp kesinleşmesi uzun zaman almaktadır. Gerek kişiler, gerekse işletmeler bir ihtilafla sürekli meşgul olmak istemezler. Asıl işlerine enerjilerini harcamak isterler. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile uyuşmazlıklar hızlıca çözülerek, taraflar zamandan tasarruf ederler[29]. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri sayesinde ihtilaflar az giderle seri bir şekilde neticelendirilir[30].
C. Yargı Dışı İhtilafları Çözüme Bağlayan Yöntemler Olması
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, ihtilafların yargı dışında çözümünde devletin vatandaşlara sağladığı bir olanaktır[31]. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile ihtilaflar yargı organlarına intikal ettirilmeden, burada dava dosyası açılıp yargılama prosedürlerine tabi olmadan, yargı dışında çözüme bağlanmaktadır. Alternatif çözüm yollarıyla ihtilaflar, yargılama usullerine tabi olmaz ve pratik bir şekilde çözüme kavuşturulur. Yargı dışı yöntemler olması sebebiyle, yargı organlarına kıyasen bir vekil ile temsil ihtiyacı daha azdır. Şayet taraflar alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile aralarındaki ihtilafı çözememişlerse, yargı yoluna başvurma imkânları saklıdır[32].
Öte yandan, alternatif çözüm yöntemleri, yargı yoluna göre daha az mücadeleci bir şekilde cereyan ettiklerinden taraflar arasındaki ticari ilişkilerin devam etmesini sağlamaktadırlar[33]. Ayrıca, toplumsal barışın korunmasına da katkıda bulunurlar[34].
D. Karşılıklı Anlaşma Sonucu Çözüme Varılması
Yargı yolundan farklı olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde taraflar, karşılıkla anlaşma ve mutabakat sonucunda aralarındaki ihtilafı çözüme kavuştururlar. Yargı yolunda, taraflar taleplerini mahkemeye arz ederler ve mahkemeden bir karar vermesini isterler. Yargılama sürecinde taraflar ihtilaf konusunda müzakere ve görüşmelerde bulunmaz, mahkemede kendi iddialarının haklılığını savunurlar. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde ise taraflar bir araya gelirler, aralarındaki ihtilafı görüşüp müzakere ederler ve menfaatlerinin en yüksek olduğu noktada, irade uyumu ve anlaşması ile çözüme kavuşurlar. Yargı organının verdiği kararlar bazen tarafları tatmin etmezken, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile varılan çözümü, tarafların içselleştirmesi daha kolaydır[35].
Ayrıca, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde taraflar gönüllü anlaşmaya vararak çözüm aşamasına doğrudan katılırlar ve ulaşılan neticede tarafların egemenliği geçerlidir[36]. Böylece, menfaat dengesi yönünden orta yolu bulmayı sağlayan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri sayesinde, kazanan ve kaybeden taraf yerine, belirli miktarda tavizler vermek suretiyle kazanan iki taraf vardır[37].
E. İhtilafların Çözümünde Bağımsız, Tarafsız ve Uzman Üçüncü Kişilere Başvurulması
Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının bazılarında bağımsız ve tarafsız üçüncü kişilere başvurularak ihtilafların bunlar tarafından çözüme bağlanması istenir. Söz konusu bağımsız ve tarafsız kişiler, tarafların kendi aralarında daha iyi iletişim kurmalarında, tıkanıklıkların aşılmasında, sürecin daha süratli ve etkili bir şekilde devam etmesinde ve farklı çözümlerin değerlendirilmesinde önemli roller oynarlar[38]. Ayrıca, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde taraflar ihtilaf konusunda uzman ya da konuyu bilen kişilere başvurarak, yargı yolundaki gibi tanık, bilirkişi incelemesi gibi yollara başvurmak zorunda kalmazlar[39].
F. Esnek Usul ve Yöntemlerin Kullanılması
Yargı yolunda, yargı mercileri kanunlarla belirlenmiş usul kurallarını uygulamaktadırlar. Taraflar mahkemenin tabi olduğu usul kurallarına uymak zorundadırlar. Fakat alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında taraflar uyulacak usulde esnekliğe sahiptirler. Uyuşmazlığın çeşidine, niteliğine ve tarafların durumuna göre esnek alternatif çözüm yöntemleri belirlenebilmektedir[40]. Zira bu yöntemler sınırlı değildirler[41]. Yine, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde tarafların irade serbestîsi içinde, yeni yöntemler araştırmasında sınırlama söz konusu değildir[42].
G. Varılan Sonuçların Farklı Nitelikte Olması
Yargı yolunda, mahkemenin verdiği kararlar tarafların arzu ettikleri şekilde olup olmadığına bakılmaksızın taraflar için bağlayıcıdır. Ancak alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde tarafların arzu ettikleri sonuç bağlayıcıdır, arzu etmedikleri sonuç bağlayıcı değildir. Arzu etmedikleri sonuç, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde çözüm değildir[43].
III. ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMLERİNE BAŞVURMA SEBEPLERİ
İdari yargıda alternatif çözüm yollarına başvurulmasının sebebi idari yargıya duyulan güvensizlikten değil, artan iş yükü nedeniyle idari yargının çalışmasında görülen yavaşlama, masraflı oluşu ve tatmin edici bir durumda olmaması sebebiyledir[44]. İhtilafların yargı mercilerince çözümü yerine alternatif çözüm yöntemlerine başvurulması, yargının iş yükünü azaltmak, ihtilafları daha hızlı çözmek ve alanında uzman kişiler tarafından ihtilafın çözüme kavuşturulması gibi pek çok sebepleri vardır[45]. Yine, taraflar ihtilafları çözmek için yapacakları masraflarda tasarruf etmek için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmaktadırlar[46].
ERDEM’e göre alternatif çözüm yöntemlerinin tercih edilme sebepleri, bu yöntemlerin ihtilafları hızlı, seri ve etkili bir şekilde çözüme kavuşturmaları, yargı yoluna göre daha basit ve az maliyetli olmaları, uyuşmazlığın türüne ve niteliğine uygun yöntemi tercih edebilme imkânının olması, tarafların gizli ve mahrem konularının bu yöntemlerle korunması, tarafların birbirileriyle olan ilişkilerinin yıpratılmadan muhafazasını sağlamaları, tarafların karşılıklı iradelerine uygun çözümler sağlaması ile tarafların ihtilafta çözüme varamamaları durumunda yargı yoluna başvurma imkânlarının devam etmesidir[47].
Diğer taraftan, mahkemelerde kural aleni yargılamadır. Ticari sırlar gibi bazı ihtilafların aleni mahkemeler yerine alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözülmesi bu yöntemleri cazip hale getirmektedir[48].
Öte yandan, tarafların birbirileriyle karşılıklı anlaşarak uzlaşması sonucu ulaşılan çözümü, başka hiçbir çözüm tam olarak temin edemeyecektir. Gerçekten diğer çözümlerin, uzlaşılan çözüm gibi adil ve tatmin edici olması her zaman kolay değildir[49].
IV. İDARÎ İHTİLAFLARDA ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMLERİNİN UYGULANMASININ ALEYHİNDE İLERİ SÜRÜLEN GÖRÜŞLER
Özellikle ABD ve İngiltere gibi yabancı ülkelerde alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, idari yargıda başarılı bir şekilde uygulanmaktadır[50]. Ancak ülkemizde idari yargıda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin aleyhe bazı görüşler ileri sürülmektedir.
Genç bir hukuk dalı olan ve içtihat yoluyla gelişen idare hukukunun, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile özellikle de hâkim vasfı, teminatı ve idare hukukunda uzmanlığı olmayan hakemlerce gelişemeyeceği ileri sürülmektedir[51].
Kamu düzenine aykırı bir konu olduğunda,alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurularak, ihtilafın bu yöntemlerle çözümünün mümkün olamayacağı ifade edilmektedir[52]. Ayrıca alternatif çözüm yöntemlerinde alenilik ilkesinin değil, gizlilik ilkesinin geçerli olması, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin idare hukukuna ilişkin ihtilaflarda kullanılmasına engel teşkil ettiği iddia edilmiştir[53].
Alternatif bir çözüm yolu olan tahkim yolunun, beklenildiği gibi yabancı sermayenin yatırımlarının artmasını sağlamadığı, Türkiye’nin zararına bazı gelişmelerin meydana gelmesine sebep olduğu, örneğin Sakarya – Bolu – Düzce hattındaki elektrik dağıtım ve satışına ilişkin imtiyaz sözleşmesinin iptali üzerine milletlerarası tahkim kurulunun kararıyla 16.9 milyon $ tazminat ödenmek zorunda kalındığı ifade edilmektedir[54]. Ayrıca tahkim usulünün, özelliklegelişmiş ülkelerin menfaatlerine hizmet ettiği yönünde eleştiriler yapılmaktadır[55].
Öte yandan, idari yargılama usulünde, taraflardan birinin kamu gücünü kullanması sonucunda, bu kamu gücüne tanınan ayrıcalıklar nedeniyle, bu tarafın lehine olan halleri, diğer taraf lehine dengelemenin ve eşitsizliğin giderilmesi amacıyla idarî hâkimlere re'sen inceleme yetkisi ile lüzum görülen bilgi ve belgelerin taraflardan istenmesi yetkisi verilmiştir. Verilen bu yetkiler, yargılama sonucunda kamu düzenine ilişkin hususlarda sağlıklı bir neticeye varılması ve idarenin hukuka uygunluğunun kapsamlı bir inceleme ve araştırmayı gerektirmesi sebebiyle önemlidir[56]. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde ise, idarî ihtilaflardaki bu ilkeler söz konusu olmayacaktır.
Yine tahkime izin veren düzenlemeler ile idari yargının ve hassaten Danıştay’ın görev sahasının daraltıldığı, böylece idarî rejimin ülkemizde artık egemen olmadığı ve hukuk devleti ilkesinin zedelendiği iddia edilmektedir[57].
Son olarak, idarî yargının amacı idarenin hukuka uygun bir şekilde davranmasını sağlamak, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini idare karşısında korumaktır. Bu amaçların alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile teminini pekmümkün olmadığı ifade edilmektedir. Özellikle idarenin bağlı yetki kapsamında tesis ettiği işlemler yönünden idari yargıya alternatif bir uyuşmazlık çözüm yönteminin, gerek İdare Hukuku’nun ve gerekse de İdari Yargılama Hukuku'nun sahip olduğu özellikleriyle bağdaşmayacağı iddia edilmektedir[58].
[1] Nusret İlker ÇOLAK, “İdari Uyuşmazlıklarda Alternatif Çözüm Yolları”, Danıştay ve İdari Yargı Günü Sempozyumu: 144. Yıl, Danıştay Yayınları No: 83, Ankara 11 Mayıs 2012, s. 97.
[2]Mustafa Serdar ÖZBEK, Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2009, s. 161.
[3]Nusret İlker ÇOLAK, a.g.m., s. 98.
[4]Müjgan KARYAĞDI, “Amerika Birleşik Devletleri’nde Uygulanmakta Olan Arabuluculuğun Yasal Düzenlemesi ve Türk Hukuku ile Mukayesesi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XI, S. 1-2, Y. 2007, s. 960.
[5]Tahir ERDEM, Vergi Hukukunda Uyuşmazlıkların İdari Aşamada Çözümü ve Alternatif Çözüm Yolları (Türkiye ve ABD Karşılaştırmalı), Seçkin Yayınları, Ankara 2012, s. 45.
[6]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 128.
[7]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 163.
[8]Alper BULUR, “Avukatlık Kanunu’nun M. 35/a’nın Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları Çerçevesinde İrdelenmesi ve Bir Düzenleme Önerisi”, TBB Dergisi, S. 89, Y. 2010, s. 197; Müjgan KARYAĞDI, a.g.m., s. 921.
[9]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 54.
[10]William F. FUNK / Richard H. SEAMON, Administrative Law, Wolters Kluwer Law & Business Yayınları, New York 2012, s. 103.
[11]Nusret İlker ÇOLAK, a.g.m., s. 103-107.
[12]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 151; Nusret İlker ÇOLAK, a.g.m., s. 109.
[13]Alper BULUR, a.g.m., s. 238.
[14]Murat Serhat SARISÖZEN, Uyuşmazlıkların Alternatif Çözüm Yolları Işığında Avukatlık Hukukunda Uzlaştırma, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi, Konya 2010, s. 230.
[15]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 137.
[16]Alper UYUMAZ, “Tüketici Hukukundan Doğan Uyuşmazlıkların Alternatif Çözüm Yolları”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 20, S. 1, Y. 2012, s. 106; Alper BULUR, a.g.m., s. 201.
[17]Nihan ESENDAL, “Spor Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulamasının Türk Hukuku ve Cas Kuralları Açısından Karşılaştırılması”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 4, S. 1, Y. 2014, s. 163.
[18]Yusuf ŞEN, “İslâm Hukukunda Arabuluculuk”, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, C. 11, S. 22, Y. 2012/2, s. 132.
[19]Süha TANRIVER, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı’nın Getirdikleri ve Değerlendirilmesi, Makalelerim – II, Adalet Yayınevi, Ankara 2011, s. 185 -186.
[20]A. Ülkü AZRAK, “İdari Yargı Dışı Alternatif Uyuşmazlık Çözme Usulleri”, Danıştay ve İdari Yargı Günü Sempozyumu: 141. Yıl, Danıştay Yayınları No: 79, Ankara 11 Mayıs 2009, s. 71 ve 73.
[21][21]Nusret İlker ÇOLAK, a.g.m., s. 108.
[22]Ramazan ÇAĞLAYAN, İdare Hukuku Dersleri, 1. Baskı, Adalet Yayınları, Ankara 2013, s. 483-484.
[23]A. Ülkü AZRAK, a.g.m., s. 74.
[24]A. Ülkü AZRAK, a.g.m., s. 75.
[25]A. Ülkü AZRAK, a.g.m., s. 76-77.
[26]Peter L. STRAUSS / Todd D. RAKOFF / Cynthia R. FARINA: Gellhorn and Byse’ Administrative Law, Cases and Comments, 10. Baskı, New York 2003, s. 478.
[27]Gizem ERSEN PERÇİN, “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinden Arabuluculuğun Hukuksal Düzenlemelerdeki Yeri”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, S. 2, Y. 31, 2011, s. 182.
[28]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 48.
[29]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 207.
[30]Alper BULUR, a.g.m., s. 202.
[31]Alper BULUR, a.g.m., s. 202.
[32]Gizem ERSEN PERÇİN, a.g.m., s. 184.
[33]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 224.
[34]Alper BULUR, a.g.m., s. 199.
[35]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 48-49.
[36]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 209; Alper BULUR, a.g.m., s. 202.
[37]Gizem ERSEN PERÇİN, a.g.m., s. 180.
[38]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 49.
[39]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 209.
[40]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 48.
[41]Alper BULUR, a.g.m., s. 199; Alper UYUMAZ, a.g.m., s. 108.
[42]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 210.
[43]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 50.
[44]A. Ülkü AZRAK, a.g.m., s. 71.
[45]Ramazan ÇAĞLAYAN, İdarî Yargılama Hukuku, 5. Baskı, Seçkin Yayınları, Ankara 2014, s. 133.
[46]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 205.
[47]Tahir ERDEM, a.g.e., s. 51-54.
[48]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 211.
[49]Nusret İlker ÇOLAK, a.g.m., s. 117.
[50]Mustafa Serdar ÖZBEK, a.g.e., s. 684 ve 687.
[51]Nilay ARAT, "İdari Uyuşmazlıkların Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri ile Halli Önündeki Engeller", İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası Prof. Dr. İl Han ÖZAY'a Armağan Sayısı, C. 69, S. 1-2, Y. 2011, s. 903-904.
[52]Murat Serhat SARISÖZEN, a.g.e., s. 14.
[53]Nilay ARAT, a.g.m., s. 905.
[54]A. Ülkü AZRAK, a.g.m., s. 82.
[55]Mehmet NAR, “Tahkimin Kamu Hizmetlerine Uygulanma Sorunsalı ve Olası Sonuçları”, TBB Dergisi, S. 103, Y. 2012, s. 134.
[56]Nilay ARAT, a.g.m., s. 905-906.
[57]A. Ülkü AZRAK, a.g.m., s. 83.
[58]Nilay ARAT, a.g.m., s. 906.